GEÇMİŞTEN İBRET AL, BUGÜNÜ YAŞA, GELECEĞİNİ İNŞA ET

İnsan, geçmişinden ders çıkardığı ölçüde bugününü anlamlandırabilir, geleceğine ise sağlam adımlarla yön verebilir. Yaşanan her tecrübe; kimi zaman bir nasihat, kimi zaman bir imtihan, kimi zaman da ilahi bir uyarıdır. Geçmişi unutmak değil, ondan ibret almak önemlidir. Çünkü hatalarından ders çıkarmayan aynı yanlışları tekrar eder; aynı acıları yaşar, aynı çıkmaz sokaklarda kaybolur.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Andolsun, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır.” (Yusuf Suresi, 111)

Hayat yolculuğunda en zor zamanlarında seni yalnız bırakanları, mutluluğuna gölge düşürenleri iyi tanı. Bazen en yakınında olanlar bile gönlünden en uzak yerde olabilir. Affetmek erdemdir; ancak sürekli incitenlere karşı mesafe koymak da bir hikmettir. İnsan, huzurunu koruyabilmek için gerektiğinde sınır çizmeyi bilmelidir.

Buna karşılık, varlığında da yokluğunda da yanında duran, çıkar gözetmeden seni seven, derdinle dertlenen insanlara sımsıkı sarıl. Çünkü gerçek dostluk menfaatle değil, vefa ile ayakta kalır.

Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
“İnsan dostunun dini üzeredir. Öyleyse kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin.”

Menfaatleri doğrultusunda hareket eden, işi düştüğünde seni hatırlayan, çıkarı bittiğinde yüz çeviren kişilerden uzak dur. Çünkü samimiyetin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde huzur olmaz.

Hayatın değişmeyen gerçeklerinden biri de yaşlılık ve hastalıktır. Gençlik, sağlık ve güç sonsuza kadar sürmez. Bu nedenle insan geleceğine sadece maddi değil, manevi yatırımlar da yapmalıdır. İyilik biriktirmeli, güzel dostluklar kurmalı, gönüller kazanmalıdır.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur:
“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalığından önce sağlığını, yoksulluğundan önce varlığını, meşguliyetinden önce boş vaktini ve ölümünden önce hayatını.”

Sadakatli ol. Vefalı ol. Dürüst ol. Çünkü güven veren insan olmak, dünyadaki en büyük zenginliklerden biridir. Yalandan, ikiyüzlülükten, kibirden ve egodan uzak dur. Kibir insanı yalnızlaştırır, samimiyet ise insanı yüceltir.

Kur’an-ı Kerim’de:
“Şüphesiz Allah kibirlenenleri sevmez.” (Nahl Suresi, 23) buyrulmaktadır.

Sana değer veren insanları dinle. Onları anlamaya çalış. Kalp kırma. Çünkü bazen bir gönül almak yıllar sürerken, bir gönlü kırmak bir an sürer. İnsanların sözlerine değil, kalplerine dokunmaya gayret et.

Ve en önemlisi..
Yuvana sahip çık.
Çünkü insanın huzuru, mutluluğu ve en büyük gücü ailesidir. Herkes bir yere kadar yanında olur; dostlar, akrabalar ve arkadaşlar zamanla azalabilir. Fakat sevgi, saygı ve sadakat üzerine kurulan bir yuva, insanın en güvenli sığınağıdır.

Kur’an-ı Kerim’de aile hayatının temelini anlatan şu ayet ne kadar anlamlıdır:
“Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması da O’nun ayetlerindendir.” (Rum Suresi, 21)

Bu nedenle önce kendine sahip çık. Sonra yuvana, eşine ve en zor anında yanında olanlara sahip çık. Onları ihmal etme; sevgini ve ilgini eksik bırakma. Çünkü hayatın sonunda geriye kalan; makamlar, servetler ve alkışlar değil, gönüllerde bıraktığın izler olacaktır.

Geçmişten ibret al, bugünü şükürle yaşa, geleceğini doğrulukla inşa et. Çünkü insanın gerçek sermayesi; güzel ahlakı, sağlam karakteri, vefası ve ardında bıraktığı hayır duasıdır.

Hayat; kimi zaman öğreten, kimi zaman sınayan uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta önemli olan ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır. Sevgiyle, merhametle, doğrulukla ve sevdiklerimizin kıymetini bilerek yaşanan bir ömür, geride bırakılabilecek en değerli mirastır. Rabbim bizlere geçmişten ibret almayı, bugünü hakkıyla yaşamayı ve geleceğe hayırla iz bırakmayı nasip etsin. Kalplerimizin sevgiyle, vicdanlarımızın merhametle, yollarımızın doğrulukla buluştuğu bir hayat dileğiyle…

Emine GÜLNAME

Bu Yazıyı Arkadaşlarınla Paylaş

Emine Gülname Tüm yazıları