
Yaş almış çınarlar, hayatımın her zaman özel bir köşesinde yer aldı. Türk Kızılay Tarsus Şubesi’nde ve Yaşlılara Saygı Platformu’nda yer aldığım dönemlerde onların hayat tecrübelerinden, gönül zenginliklerinden ve sessizce anlattıkları nice hikâyelerden çok şey öğrendim.
İşte o yıllarda tanıma bahtiyarlığına eriştiğim, gönlümde müstesna bir yer edinen kıymetli büyüğüm Sabahat Teyzecim…
Gözleri görmüyordu belki ama gönül gözüyle gören, yüreğiyle hisseden; duygularını mısra mısra dile getiren, bulunduğu her ortama zarafetini, sevgisini ve hoş bir sedayı bırakan özel bir insandı. Tarsus’un değerlerinden Gözlükule Topçusu Boşnak Zülfi Efendi’nin kızı olan Sabahat Teyzecimle zamanla güçlü, samimi ve gönülden bir bağ kurduk. Onu fırsat buldukça ziyaret eder, sohbetiyle gönlümü zenginleştirirdim.
Bir gün, Türk Kızılay Tarsus Eski Şube Başkanı ve Araştırmacı/Yazar Sayın Kemal Duru’nun görevlendirmesiyle yoğun bakımda kendisine refakat etmiştim. O zor ve hassas anlarda aramızda geçen duygusal bir konuşma, gönüllerimiz arasındaki bağı daha da derinleştirdi. Öyle ki Sabahat Teyzecim, hayatının sonuna kadar o anıyı dile getirdi. Bazen birkaç cümle, bir bakış ya da içtenlikle uzatılan bir el, insanın kalbinde ömür boyu silinmeyecek izler bırakır. Bizim hikâyemiz de böyle unutulmaz bir gönül hatırasıydı.
Bugün anı günlüğümde Sabahat Teyzecimle çekilmiş fotoğrafımıza rastlayınca birlikte yaşadığımız güzel anılar birer birer gözlerimin önünde canlandı. Bir fotoğrafın sakladığı hatıralar, bir insanın gönlümüzde bıraktığı izin ne kadar derin olduğunu bir kez daha hatırlattı bana.
Yaş almak, hayattan eksilmek değil; bir ömrün biriktirdiği tecrübeyi, sevgiyi ve hikâyeleri taşımaktır. Her yaş almış çınar, kökleri geçmişe uzanan, dallarında nice hatıralar barındıran canlı bir tarihtir. Onlara gösterdiğimiz saygı; geçmişimize, kültürümüze ve bizi bugünlere taşıyan değerlere duyduğumuz minnetin bir ifadesidir.
Mevlâmız, İsrâ Suresi’nin 24. ayetinde bizlere şöyle dua etmeyi öğütlüyor:
“Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl koruyup yetiştirdilerse, şimdi Sen de onlara merhamet et!”
Bu ilahi öğüt, anne ve babalarımıza karşı sorumluluğumuzu hatırlatırken büyüklerimize sevgi, şefkat, saygı, vefa ve merhametle yaklaşmanın önemini de gönüllerimize nakşediyor.
Dilerim Rabbim; başta anne ve babalarımız olmak üzere bütün kıymetli büyüklerimize karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi, gönüllerini hoş tutmayı, yalnızlıklarını paylaşmayı ve hak ettikleri sevgiyle yanlarında olmayı hepimize nasip etsin.
Kıymetli Sabahat Teyzecimi sevgi, saygı ve rahmetle yâd ediyorum. Onun şahsında, hayatımıza dokunmuş ve gönlümüzde iz bırakmış bütün büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyor; hayatta olan tüm yaş almış çınarlarımıza sağlık, huzur, mutluluk ve gönül ferahlığı diliyorum.
Geçmişimizin hatıralarını yaşatmak, bugün büyüklerimizin gönlüne dokunmak ve gelecek nesillere insan sevgisini miras bırakmak… İşte gerçek saygı ve insanlık budur.
Emine GÜLNAME