
Herkes, kendi karakteri ve vicdanı kadar davranır… Çünkü herkesin mayası, niyeti ve kalbi bir değildir.
Unutulmamalıdır ki Allah; gören, işiten, bilen, her şeyi kaydeden ve vakti geldiğinde adaletle hükmedendir. İnsanlardan gizlenen hiçbir şey O’ndan gizlenmez. Söylenen her söz, yapılan her davranış, kırılan her kalp O’nun katında karşılıksız kalmaz.
Kimse yaşattıklarını unuttuğumuzu sanmasın. Biz susabilir, görmezden gelebilir, hakkımızı aramaktan vazgeçebiliriz… Ama Allah’ın adaleti şaşmaz, hiçbir hesap O’nun bilgisi dışında kalmaz.
Çünkü hayatın değişmeyen bir gerçeği var: Herkes bir gün, başkasına yaşattıklarıyla yüzleşir. Kimi ektiğini biçer, kimi yaptığının karşılığını bulur. Zaman her şeyi ortaya çıkarır, ilahi adalet ise vaktini bekler.
Biz kimsenin kötülüğünü dilemeyiz, kimseyle hesaplaşmak için de uğraşmayız. Her şeyi gören, bilen ve en doğru hükmü veren Allah’a bırakırız.
Herkes ederi kadar davranır, karakteri kadar iz bırakır ve yaşattıklarını bir gün kendi yüreğinde hisseder.
Bizim sustuğumuz yerde Allah’ın adaleti konuşur. Çünkü hayat da kahve gibidir; zaman geçer, fincan soğur ama herkes bir gün kendi fincanından içer.
Emine GÜLNAME